 ATALARIMIN YURDUNDA KURBAN
Bazı ağaçlar vardır, rüzgârda sarsılır ve çatırdar, rüzgârın şiddeti artınca kökünden kopar topraktan ve ne yaparsanız yapın yeniden yeşermez. Bazı ağaçlarda vardır ki, öyle bir kök salar ki toprağa, o kökler kayaları bile deler ve derinlere iner ki ne fırtına ne tayfun koparamaz topraktan, gövde kesilse bile kısa sürede öyle taze filizler verir ki o sağlam kökler üzerine, adeta fışkırır topraktan ve etrafına birçok güzellikler katar, geçmişteki fırtınaları, yangınları, tayfunları unutturur. Adeta orada hiçbir şey olmamış gibi.
.jpg)
İman ve gelenekler de öyledir birlikte sağlam atılmışsa temeli. Asırlar geçse ve bin türlü zorluk yaşansa da yok edilemez, tam tersine daha da pekişir. Ve her şart altında nesiller sonrada sürdürülür. Kafkasya’da da İslami yaşantı ve İslami gelenekler tıpkı böyle yeniden yeşerdi ve meyvelerini vermeye başladı. İki yüzyıl önceki İslam alimlerinin ve din adamlarının torunları, torunlarının torunları bugün dedelerinin kaldığı yerden devam ediyorlar, daha heyecanlı, daha gayretli ve daha bilinçli.
On sekiz yıl önce Kafkasya ya ilk gidişim ve o zamanki durum beni hem üzmüş hem de sevindirmişti, geçmişte komünist dönemde yapılanları ve dine karşı yapılan yıkımları öğrenince çok üzülmüştüm. Fakat Kafkasya’yı gezdikçe gördüm ki buralarda hiçbir zaman İslam ve İslami gelenekler yok edilememiş.
.jpg)
Anlatılan hatıralar, hikayeler, yaşlıların yaşadığı sıkıntı ve baskılar, insanın yüreğini acıtsa da yeni nesillerin dini yaşama çabası ve öğrenme isteği beni son derece sevindirmiştir. Hatta geceleri hep düşünürdüm nasıl katkıda bulunabilirim diye. Camiler tahrip edilmiş, yönetim Müslümanlara hiçte iyi gözle bakmıyordu. Müslümanların okuyacak Rusça dini kaynakları yok, ekonomik durumları zayıftı. Yurt dışında okumak isteyen çocuklar bin türlü sıkıntıyla karşı karşıya kalıyordu. Kafkasya’ya her gelen kendi ideolojisini İslam diye dayatıyordu ve birçok acı tecrübe yaşandı.
Elhamdülillah son zamanlarda yüksek İslami tahsilini bitirip geri dönen gençler birer ikişer dedelerinin yerini almaya başladı. Bu gençler diğer gençlere Hadis, Kuran, Tefsir ve dil dersi veriyor. İnsanlar artık bütün dini sorularına cevap bulabiliyorlar. Devlet de eskisi kadar katı değil. Tarihi camiler yeniden onarılıyor, kısıtlı imkanlar elverdikçe çok güzel ve gayretli çalışmalar yapılıyor. Ve bu çalışmalar İslam kardeşliği ve bağlılığını dünyadaki pek çok İslam ülkesinde bile olmadığı kadar pekiştiriyor.
Ramazanda, kurbanda, mübarek gecelerde programlar düzenleniyor. On beş yıl önce beş kişi ile teravih namazı kıldığımız camiler dolu, hatta artık bayram namazında cemaat camilere sığmıyor. Kurbanda da önceleri çok az insan kurban keserken şimdi hem ekonomik durum düzelip hem de kurban bilinci arttıkça zengin fakir herkes kurban kesmeye çalışıyor.
Bizde Elbrus İnsani Yardım Derneği olarak kuzey Osetya müftülüğü ile müşterek yapacağımız kurban organizasyonunun hazırlıklarını yaptık, önceden tespit edilmiş ihtiyaç sahipleri, dul ve yetimlere öncelik tanınmasına karar verdik. Bu yıl kurbanları tek tek köylerde kesebilmek için her köyde bir kurbanlık satın aldık. Bayramın birinci günü herkes bayramlaştı ve kendi kurbanını kesti, ikinci gün sabah erkenden müftü yardımcısı Hacı İismail beyle birlikte düştük yollara. Her köye vardığımızda hazırlıklar yapılmış bizi beklerken bulduk arkadaşlarımız. İtiraf etmeliyim ki bize bir iş bırakmadan her şeye koşturup hallettiler kurban işlemlerini. İkinci gün bütün kurbanlarımızı kesip uygun şekilde temizce paketlenip dağıtılmasını sağlayarak kurban kesimi ve dağıtımını büyük ölçüde bitirdik. Her köyden ayrılırken dua ve yeniden görüşme dileğiyle uğurlanıyoruz. Bayramın üçüncü günü daha önceki ziyaretimizde yetimhane destek projesinde talep edilen beş adet tekerlekli sandalyeyi beraberimizde götürüp yetkililere teslim etmeye gittik. Son derece memnun oluyorlar ve bugüne kadar birçok insan gelip vaadler de bulundu, ama çoğu sözünü tutmadı, sözünüzde durduğunuz için ayrıca teşekkür ederiz diyorlar. Türkiye’ye selamlarımızı götürün diyorlar. Oradan da vedalaşıp ayrılıyoruz. Tekrar müftülüğe gelip bir değerlendirme toplantısı yapıyoruz.
Osetya’da bu yılda kurban bayramı çok güzel ve huzurlu kutlandı, halen var olan bazı zorluk ve sıkıntılara rağmen her milletten Müslümanlar çok güzel kaynaşıp bayramlaştılar. On beş yıl önce kurban keserken çocuk yaşta olanlar bugün birer yetişkin olarak yanımızda yer alıyorlar. Ve o günlerden bahsediyorlar. Daha çok çalışmak lazım gençlerin okumasını sağlamamız lazım. Eğitimli gençler bizim dünyaya açılan kapımız olacaklar, boş durmamalı diyorlar. Bize de mesaj veriyorlar, buraları unutmayın, katkılarınızı bekliyoruz diye.Yeni Müftü Hacı Ali Evteev hem yüksek tahsilli hem çok zeki ve bilinçli. Diğer imamlarda öyle hepsi pırıl pırıl gençler. Tarihi camilerin restorasyonu, İslam Kültür Merkezi kurmak, camisi olmayan köylere cami veya mescid yapmak gibi yeni projeleri var. Ayrıca hanımların ve kız çocuklarının okuyacağı dil ve bilgisayar sınıfları da yapmak istiyorlar. Ne yazık ki bunları karşılayacak para kaynakları yok.
Müftü Hacı Ali Evteev ve yardımcısı geçen yıl gerçekleştirdikleri İstanbul ziyaretinde İstanbul Müftüsü ile tanışmış ve görüşmüşlerdi. İstanbul müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı kendilerine bir cami sözü vermişti. Daha sonraki dönemde İstanbul Sarıyer ilçe müftülüğü ile Kuzey Osetya’nın başkenti Vladikavkaz kardeş şehir oldu. Müftü Hacı Ali Evteev hem cami projesini tekrar görüşmek hem de kardeş şehir konusunda görüşmeler yapmak üzere İstanbul’a tekrar gelmeyi planlamakta. Bizde kendisi ile nasip olursa İstanbul’da görüşmek üzere sözleşerek Türkiye’ye geri dönüyoruz.
|